GenelHaberler

Gramajdan (Ç)Alan Vergi Uygulamaları

  • Bildiğiniz üzere fırıncılar halktan tepki almamak için ekmeğe zam yapmak yerine gramajını küçültmeyi tercih ederler. Çok değişik ekmek gramajları olmakla birlikte bu gün standart olarak tüketilen ekmek 200 gramdır. Aşağıdaki tabloda standart ekmeğin gramaj serüvenini görebilirsiniz. Görüldüğü gibi 1950’lerde 900 gram olan ekmek, bu gün 200 gram ağırlığına düşürülmüştür.  Şüphesiz ki ekmeğin gramajının düşürülmesinde tüketim alışkanlıklarının da payı vardır.
v Yıllar v Gramajı
v 1950 v 900 Gr.
v 1960 v 860 Gr.
v 1970 v 620 Gr.
v 1980 v 480 Gr.
v 1990 v 400 Gr.
v 2000 v 200 Gr.
  • Son zamanlarda ekonomi politikasının maliye tarafı özelinde vergi politikasında çok özel düzenlemeler yapılmaktadır. Bu düzenlemeler verginin tabana yayılmasına yönelik olmayıp, mevcut vergi mükelleflerden daha fazla vergi alınmasına yöneliktir. Bu minvalde ya vergi matrahının genişlemesini sağlayacak gider kısıtlamaları yürürlüğe konulmakta ya da vergi oranları yükseltilmektedir. Gider kısıtlamaları, işin doğasına ters olduğundan hukuksal açıdan sakat düzenlemelerdir. Gider kısıtlamalarına paralel düzenleme katma değer vergisi uygulamasında bulunmaktadır. İşte kullanılan binek otomobilleri için ödenen KDV’nin indirim konusu yapılmasına izin verilmemektedir.
  • Gelir ve kurumlar vergisi yönünden kazancın tespitinde, satışa konu olan malın maliyeti ile birlikte kazancın elde edilmesi ya da idame ettirilmesi ile ilgili her türlü giderin gelirden düşülmesi gerekmektedir. GVK Md. 40’da yer alan bu düzenleme yapılan bir giderin gelirden düşülüp düşülmeyeceğinin tespitinde bir kılavuzdur.
  • Bu maddeye 7194 sayılı kanunun 13 üncü maddesiyle eklenen parantez içi hüküm ile 01/01/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500  Türk lirasına (313 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2021 yılında uygulanmak üzere 6.000 TL)kadarlık kısmının indirim konusu yapılabileceği, aşan kısmın ise gider yazılamayacağı düzenlenmiştir. Yine maddenin devamında aynı mükelleflerin binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en 115.000 Türk lirasına (313 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2021 yılında uygulanmak üzere 150.000) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabileceği ifade edilmiştir. Bu hükümle kiralanan araçların 2021 yılında aylık kira bedelinin 6.000,00 lirası, ödenen KDV ve ÖTV toplamının 150.000,00 lirası gider yazılabilecek, aşan kısımlar gider yazılamayacaktır.
  • 7194 sayılı kanunun 13 üncü maddesiyle GVK’nın 40/7’nci maddesine eklenen parantez içi hüküm ile de 01/01/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 000Türk lirasını, (313 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2021 yılında uygulanmak üzere170.000 TL)  söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını  (313 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2021 yılında uygulanmak üzere 320.000) aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabileceği, aşan kısımlara ait ayrılan amortismanların gider yazılamayacağı hüküm alına alınmıştır.
  • Gider kısıtlamasına yönelik bir başka düzenleme GVK’nın 40/5’nci maddesinde yapılmıştır. Düzenlemeden önce kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dâhil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin tamamı matrah tespitinde gelirden düşülürken 7194 sayılı kanunun 13 üncü maddesiyle eklenen parantez içi hüküm ile 01/01/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebileceği, aşan kısmın gelirden düşülemeyeceği ifade edilmiştir.
  • Buradaki düzenlemelere bakıldığında, binek otomobili diye adlandırılan otomobiller için yapılan giderlerin matrah tespitinde gelirden düşülmesine yönelik kısıtlamalar olduğu görülmektedir. Bu araçlar genelde mükellefler tarafından mal ve hizmet pazarlamasında, işin sevk ve idaresinde kullanılan araçlardır. Bu araçlara ait amortisman ya da giderler kazancın elde edilmesi ile direkt bağlantılıdır. Bu araçlarla işletmenin ürettiği mal ya da hizmet pazarlanmakta, iş sevk ve idare edilmektedir. Burada özel araçlara ait giderlerin kazançlardan düşülmesinin önüne geçmek yerine, toptancı bir yaklaşımla bütün mükellefleri ve bütün binek otomobilleri kapsayacak şekilde gider kısıtlamasına gidilmesi işin özüne, ruhuna, mantığına ve hukukuna aykırı olmuştur.
  • Gide kısıtlamasına yönelik bir başka düzenleme ise finansman gider kısıtlaması diye adlandırılan yabancı kaynaklara ilişkin gider kısıtlamasıdır.

Yabancı kaynaklara ilişkin gider kısıtlaması Türk vergi sistemine 4008 sayılı Kanun’la 193 sayılı GVK’ya 41/8 ve mülga 5422 sayılı KVK’ya 15/13 maddelerinde yapılan düzenleme ile girmiştir. Söz konusu düzenleme 1996-2003 yıllarında uygulanmış ve 5024 sayılı Kanun’la 2004 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. 15 Haziran 2012 tarih, 28324 sayılı Resmi Gazete’de (RG) yayımlanan  “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla” sırasıyla 6. ve 37. maddelerinde yapılan düzenleme  ile GVK Md. 41/9 ve 5520 Sayılı KVK Md. 11/j maddeleri düzenlenerek finansman gider kısıtlaması yeninden vergi sistemimize dâhil olmuştur.  Ancak 2012 -2020 yılları için kısıtlama oranı düzenlenmediğinden uygulanmamıştır. 4 Şubat 2021 tarihli RG’de yayımlanan 3490 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, finansman gideri kısıtlamasında uygulanacak oran %10 olarak belirlenmiş, böylece finansman gideri kısıtlaması düzenlemesi 01.01.2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere fiilen de yürürlüğe girmiştir. Henüz tebliğ ya da sirküler yayımlanmamıştır.

  • 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler” kenar başlıklı 41. maddesinin (9) no.lu fıkrası ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11. Maddesinin (i) fıkrasında yapılan düzenlemeye göre  “Kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmı”  gider olarak kabul edilmemiştir.

Bu düzenlemelere göre Yabancı kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğan her türlü faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılmış olan giderler ve maliyet unsurları gider matrah tespitinde gelirden düşülemeyecektir.

Kur farkı gelirleri ya da taşınmaz satışlarından kaynaklanan fiktif gelirler vergilendirilirken, işletmelerin fiili giderleri arasında olan unsurları kanunen kabul etmeme yoluyla matrah büyütme çabaları, gelir ve kurumlar vergilerini giderek “mali güce göre vergilendirme” olarak ifade edilen anayasal ilkeden uzaklaştırmaktadır. Kullanılan finansmanla sağlanan kazancın tamamı vergilendirilenken, bu finansmana ait giderlerin bir kısmının matrahın tespitinde düşülmemesi kendi içinde bir paradoks taşımaktadır.

Bu kısıtlamalar ile yeni bir vergi koymak, ya da mevcut vergi oranını yükseltmek yerine, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile doğrudan ve güçlü bir sebep sonuç ilişkisi olduğu halde işletmelerin bir kısım giderlerinin vergi matrahının tespitinde gelirden düşülmesine izin vermemek suretiyle daha fazla vergi almak gibi bir politika benimsenmiştir. Aslında her gider kısıtlaması adı konulmamış bir vergidir. Fırıncıların ekmek zammına halktan gelecek tepkiden çekindikleri için ekmeğin gramajını küçülttükleri gibi, yeni uygulamalarla mükelleflerin vergi matrahlarının tespitinde gelirden düşecekleri giderlerin gramajları gitgide düşürülmektedir.

 Bir sonraki yazımızda “ Domuz yağında %8, prina yağında %18 KDV”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı